Sayfalar

Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2018

Ahbap ve Zen Ustası'ından alıntıdır.
(Jeff Bridges ve Bernie Glassman)

-BERNIE: Nazilerin toplama kamplarından sağ çıkmış pek çok kişi tanıdım. İçlerinden birkaç yıl önce hayatını kaybeden biri, beni özellikle etkilemiştir. Adı, Marian Kolodziej'di. Auschwitz'e ilk sevkedilenler arasında yer alan Katolik bir Polonyalıydı ve sonuna dek sağ kalmayı başardı. Numarası 432'ydi. Ne kadar zamandır orada olduğunu gösteren üç basamaklı bir sayı. Kampın büyük bölümün o ve ilk gelenler tarafından inşa edilmiştir.
    Bir gün, tek yemekleri olan ekmek ve çorbanın sırasında beklerken, yanında çorbasını almış olarak duran adama bir gardiyan çarptı.

28 Mart 2014

Çocukları,hayvanları, kimseyi dövmeyin efendiler: Aziz Nesin'in bir kitabının düşündürdükleri...

Merak etmeyin, her seçimden sonra sonra tekrarlanan "bu halkın % X'i aptaldır" lafına değil, başka birşeye değinmek istiyorum. Türk halkının otoriterliğe bu kadar yatkın olmasını belki de bu şekilde kendime açıklayabilirim diye düşünüyorum...

"Şimdiki Çocuklar Harika" romanında, çocukların gözüyle büyüklerin nasıl göründüğü anlatılıyor. Bu romanda, çocuklar, ana babalarını, öğretmenlerini ve büyüklerini eleştiriyor. Bu roman, çocuk eğitiminde gerekli sanılan, günümüzde geçerli bitakım değer yargılarının yanlışlığını anlatıyor.

Bu roman, çocukların büyüklerine karşı haklarını ve kendilerini savunmalarıdır.

Aşağıdaki alıntı, Aziz Nesin'in "Şimdiki Çocuklar Harika" adlı kitabının önsözünden yapıldı. 1967 yılında, benim de okuduğum Mareşal Fevzi Çakmak İlkokulunda yapılmış araştırmayı önsözüne almış Aziz Nesin:

18 Eylül 2013

Foucault Sarkacı

Bugün Leon Foucault'un 194. doğumgünü. Bu gün için Google herzaman olduğu gibi özel bir Doodle hazırlamış. Foucoult kendi adıyla anılan sarkacı ile ışık hızını doğru olarak hesaplamış, jiroskop'u icat etmiş önemli bir bilim adamı.
20 yıl önce okuduğum bir kitap aklıma geldi, şiddetle tavsiye ederim...

29 Temmuz 2012

İhsan Oktay Anar - İlk üç kitabı (Arşivden)



İhsan Oktay Anar, çok sık kitap üretmeyen , ama ürettiği kitaplar her zaman okuyucuyu şaşırtmış bir yazardır. Röportajlarından da anlaşılabileceği gibi orta yaşta keman öğrenmeye merak saracak kadar özel bir kişilik...
İlk kitaplarını -belki hala okumayan varsa- tanıtmak istiyorum, bu kitapları Suskunlar ve Amat  takip etti, yeni kitaplarını dörtgözle bekliyoruz.

Puslu Kıtalar Atlası
"Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hala malum konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... Rendekar doğru mu söylüyor?
Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makul. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar:

12 Temmuz 2012

Emre Yılmaz'ın iki kitabı (Arşivden)


Genç bir işadamına...

Refah düzeyini akademisyenler içinde en işe yaramazları olan ekonomistler kişi başına senelik milli gelir olarak ölçerler. Arjantin'de 8.000 dolar, Türkiye'de 3.000 dolar gibi.
Halbuki insan için refahın anlamı çok başka türlüdür.
Kişi başına seks.
Kişi başına kitap.
Kişi başına doğa
gibi. Kişi başına sekste Afrikalılar, kültürde belki Ruslar, belki İsveçliler, doğada Kanadalılar en zengin toplumdurlar. Oysa çok paralı Körfez Arapları başka herşeyin fakiridirler.
Para nedir ki?
Elinin kiri : köpeğe atsan yemez.

3 Temmuz 2012

Parfümün Dansı ve düşündürdükleri...(Arşivden)




Tom Robbins:
Herşeye rağmen mutlu olmak…

"Şeytan denen varlık, horozlara sabahın beşinde ötmeyi, uyuyan çiftlerin yüzündeki gülümseme ifadesini silebilmek için öğretmiştir."

28 Haziran 2012

Beatiful Losers-Leonard Cohen


Görkemli Kaybedenler- Leonard Cohen


"Zaman çok, Kara Cüppe, kunduzlar tavşanlarla dost olana kadar konuşsak seninle, yine de günleri birbirine bağlayan ipi koparamayız."
Yaşlı bir kızılderili ne kadar yanılabilir...

11 Haziran 2012

Her Otostopçunun Galaksi Rehberi - Douglas Adams


Her Otostopçunun Galaksi Rehberi Douglas Adams
(...)Evren-içinde yaşamanızı kolaylaştıracak bazı bilgiler
Saha:Sonsuz
Her Otostopçunun Galaksi Rehberi 'sonsuz' kelimesi için şu tanımı sunmaktadır:

6 Haziran 2012

Fahrenheit 451 - Ray Bradbury


Ray Bradbury 6.6.2012 de 91 yaşında aramızdan ayrıldı, aşağıdaki kitap yazısını tekrar yayınlıyorum. Bir kitabı yakabilmek için gerekli sıcaklık : Fahrenheit 451

"Guy Montag işini seven bir itfaiyeciydi. On yıldır kitap yakıyordu. Gecenin bir yarısında yola çıkışlarını, alevlerin kitapları yutuşunu hiç sorgulamamıştı... Hiç sorgulamamıştı, insanların korkusuzca yaşadıkları bir geçmişi anlatan o 17 yaşındaki genç kızla karşılaşana dek...

2 Haziran 2012

İskambil Kağıtlarının Esrarı -Jostein Gaarder



"Elliiki kart, elliiki haftaya eşittir. Bu da 364 gün eder. Sonra herbiri yirmisekiz günden onüç ay var, bu da  364 ediyor. İki hesapta da bir gün artıyor.
"Joker yani " dedim.
"Doğru yahu."

11 Mayıs 2012

2001 Bir Uzay Efsanesi - Arthur C.Clarke




Stanley Kubrick ile beraber ortaya çıkardıkları 2001: Bir Uzay Efsanesi filmin aynı adlı kitabın önsözünde "Zamanın başlangıcından günümüze kadar Dünya gezegeninde aşağı yukarı 100 milyar insan yaşamıştır. Bu sayı ilginçtir, çünkü şaşılası bir rastlantıyla bizim yerel evrenimiz Samanyolu’nda da yaklaşık 100 milyar yıldız olduğu tespit edilmiştir. Buna göre yaşayan her insan için evrende bir yıldız parlamaktadır" cümlesi geçiyor. 

25 Aralık 2011

Okumanın gereksizliğinin 40 nedeni...

Okumuyoruz, çünkü:

1-Anamızın karnından her şeyi bilerek çıktığımız için...

2-Atalarımıza layık olmaya çalışıyoruz. Onlar da okumazlardı.

3-Çok zeki olduğumuz için okumaya gerek duymuyoruz.

4-Okumuşluk genellikle pek bir işe yaramıyor.

5-Onları yazanların daha iyi yaşamadıklarını bildiğimizden ötürü...

6-Paranın yolu kitaptan geçmediğinden...

7- !!!???.......

23 Aralık 2011

Cehenneme Övgü - Gündüz Vassaf


CEHENNEME ÖVGÜ
Totalitarizmin kendi kendini yeniden üretmesi, yalnızca baskıcı güçlerin değil, bireylerin de sınırlı bir özgürlüğe razı olmasıyla gerçekleşir.
Yaratıcılığını zorlayarak özgürlüğünü zenginleştirme çabasına girmeyen birey, var olanla yaşamayı seçer. Bu noktada düzen, bireyin onayıyla ayakta kalıyordur artık.

"Seçme Özgürlüğü" düzenin sunduğu çeşitlilik oranında vardır:

"Ya şu ya da bu"dur. Gündüz Vassaf ise böylesi bir "seçme özgürlüğü"nün tutsaklaştırıcı yanlarına dikkat çekerek "ya hep ya da hiç"...Ve totalitarizmi ayakta tutan kimi kavramların  ne denli kof olduğunu gösterir: Gündüze karşı geceden, cennete karşı cehennemden, konuşmaya karşı sessizlikten,akla karşı delilikten, anlaşmaya karşı  anlaşmazlıktan yana olur. Kahramanlığa karşı çıkar, "hain"leri savunur...

16 Aralık 2010

İskambil Kağıtlarının Esrarı-Jostein Gaarder (Arşiv)

"Elliiki kart, elliiki haftaya eşittir. Bu da 364 gün eder. Sonra herbiri yirmisekiz günden onüç ay var, bu da 364 ediyor. İki hesapta da bir gün artıyor.
"Joker yani " dedim.

"Doğru yahu."

29 Ekim 2010

Kaybedenlerin Öyküsü (RockNRoman Dörtlüsü) Hikmet Temel Akarsu (Arşiv)

"Yitik kişiliğini kovalıyorsun. Kendi kendinle hesaplaşmak istiyorsun. Masum ruhunu yeniden aramak için lodos zamanı buralara geliyorsun. Hayat karşısında tutunamadın. Yenildin. Yükselen trendlerin hiçbirinde yer alamadın. Bütün vagonlar doluydu. Birkaç tanesine binmek için hamle ettin. Tekmeyle aşağı attılar seni. Mücadele etmek gerekirdi. Sen ise bunu sevmezdin. Tiksinirdin bundan. Mücadele ederek birşeylere ulaşmak bayağılaşmanın öbür adıydı senin için. Kapitalist ruh, rekabetçi insani azimkar kişilikler, ihtiras... Bunlar seni sadece korkutmuyordu. Daha çok iğrendiriyordu. Hayatta kalabilmek için başkalarının üzerine basmak zorunda olduğunu bilmek seni bitiriyordu. Ama yaşamı sürdürmenin yolu bu olmuştu artık. Ve sen buna aykırı filozofiler imal etme hakkına sahip değildin."

29 Eylül 2010

Momo-Michael Ende

"O günlerde uzun bir yolculuğa çıkmıştım. (Hala da yoldayım). Bir gece kompartımana garip bir yolcu geldi. Öyle tuhaftı ki, yaşını bile tahmin etmem olanaksızdı. Önce karşımda yaşlı bir dede oturuyor sandım. Sonra bir de baktım aldanmışım, yolcu bu defa çok genç görünüyordu. Sonra tekrar bu görünüşün de yanlış olduğu kanısına vardım. Her neyse, yol arkadaşım gece yolculuğu boyunca bana bu hikayeleri anlattı durdu.Bitirdiği zaman ikimiz de bir süre sustuk.

Sonra bu garip yolcu, bir cümle daha söyledi. Onu okurlarıma aynen aktarıyorum. Dedi ki: "Ben size bunları olup bitmiş gibi anlattım. Oysa gelecekte olacakmış gibi de anlatabilirdim. Benim için ikisi arasında bir ayrım yok."Herhalde sonraki ilk istasyonda inmiş olmalı. Çünkü bir süre geçince kompartımanda yanlız olduğumu farkettim. Ne yazık ki bu hikayeyi anlatanı o günden sonra bir daha hiç görmedim.Ama bir gün gene kısmet olur da karşılaşırsak, ona çok şey sormak isterim."



Momo'da zaman kavramı sorgulanıyor. Hikayeler yeri ve zamanı belli olmayan fonda geçtiğinden özellikle günümüz çağdaş (!) yaşamı gözönüne alındığında çarpıcı mesajlar veriyor.



İpucu: Kitapta, "ZAMAN TASARRUF ŞİRKETİ" diye bir firma var.



Kaynak Yayınları,1994



12 Ağustos 2010

Görkemli Kaybedenler - Leonard Cohen

 Zaman çok, Kara Cüppe, kunduzlar tavşanlarla dost olana kadar konuşsak seninle, yine de günleri birbirine bağlayan ipi koparamayız."
Bir insanın doğasındaki en özgün şey genellikle en umutsuz olandır. Bu yüzden yeni sistemler yaşamın acısına katlanamayan kişilerce zorla yerleştirilir dünyaya.
L. Cohen ne kadar yanılabilir...


Her şey bir yana, umarız ki bir gün eve girdiğinizde "meşhur mavi yağmurluk"la karşılaşamazsınız.

Eğer böyle bir şeyle karşılaşırsanız, artık sizin de 'görkemli' bir hikayeniz var demektir. Bu durumda sakin olun ve aşağıdaki Kızılderili şarkısını mırıldanarak uzaklaşın...



Değiştim

Aynıyım

Değiştim

Aynıyım...


Altıkırkbeş Yayınları
Türkçe (Orijinal Dili: İngilizce); ISBN: 975-8467-02-6; 13.5 x 19.5 cm; 256 s.; İstanbul Nisan 2000

Bay Keuner'in Öyküleri - Bertold Brecht

Bay Keuner ve yeğeninin Çizimleri

Bay Keuner küçük kız yeğeninin çizimlerine bakmıştı. kız avluda uçmuş bir tavuğun resmini çzmişti. "Senin tavuğunun neden üç bacağı var ki?" diye sordu Bay Keuner. " Tavuklar uçmazlar ki. Bunun için benim de sıçrasınlar diye üçüncü bir bacağa gereksinmem var dı." dedi bayan küçük sanatçı.



"Çok sevindim soruyu sorduğuma." dedi Bay Keuner.



Bertold Brecht'in bu minik kitabı, küçük ama çarpıcı anektodlarla yaşama ve insana dair önemli fikirler sunuyor.

Biraz eski bir kitap, herhalde bulamazsınız. Denemek için:

Boyut Yayınevi, 1987.


7 Ağustos 2010

İskambil Kağıtlarının Esrarı - Jostein Gaarder

.
kart, elliiki haftaya eşittir. Bu da 364 gün eder. Sonra herbiri yirmisekiz günden onüç ay var, bu da  364 ediyor. İki hesapta da bir gün artıyor.
"Joker yani " dedim.


"Doğru yahu."


Uzun süre portakal ağaçlarına doğru baktı. Sonra sordu:
" Ya sen ne zaman doğdun, Hans Thomas?


"Ne söylemeye çalıştığını anlamamıştım. "29 Şubat 1972'de dedim.


"Peki nasıl bir gün bu?"

Birden uyandım duruma: Artık yılda doğmuştum tabii ki, yani büyük adanın takvimine göre, bir Joker gününde. Okurken nasıl da farketmemiştim bunu?


"Joker günü dedim"


"Aynen"
Jostein Gaarder, "Sofi'nin Dünyası"ndan önce yazdığı bu kitapta insanı ve dünyayı sorguluyor. İskambil kağıtlarının roman kahramanı olduğu bir kitap... İnsanın elliki kağıttan biri mi, yoksa joker mi olacağının seçimini yapmaya zorlayan bir kitap.... Pan Yayıncılık'tan